Radyocular.com bu hafta TRT FM dinleyicilerini güne uyandıran “Günaydın Türkiye’m” programının yapımcısı ve sunucusu başarılı ve deneyimli radyo show programcısı Cem Ceminay ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdi.

 

1)”Cem Ceminay’ın markalaşma sürecinde yaşadıklarını bizlerle paylaşır mısınız?

Radyoda Cem Ceminay karakterini yaratan bendim ama marka yapan dinleyicilerdi. İlk günden itibaren sloganımı ve samimi, içten duruşumu değiştirmedim. ‘Sevgi, Saygı, Birlik, Beraberlik ve Barış’ dedim. Programlarımda kalite konusunda taviz vermedim. Baştan savma iş yapmadım. Her geçen gün yenilikler katmaya çalıştım. İkizler Burcu olduğum için monotonluktan uzak kalmayı başardım. Kendimi bir radyocu olarak geliştirmek için elimden geleni yaptım. Gündemi takip ettim ve görüşlerimde tarafsız davrandım. Hayatın içinden diğerlerinden farklı ve benzeri olmayan ve orijinal radyo programları yaparak son derece sadık bir dinleyici kitlesi edindim.

 

2) Farklı radyolarda görev aldınız ve camianın beklemediği bir anda TRT ile anlaştınız. TRT ile anlaşma hikayeniz nasıl oldu?

TRT benim ilk yuvamdı. Lise yıllarında başlayarak üniversite sonuna kadar TRT İstanbul Radyosunda Hafif Bati Müziği programları yaptım.

‘Sizin İçin’ ve  ‘Seçtiler ve Sundular’ adında programlar hazırlayıp sundum.

Radyonun yabancı müzik arşivini  yeniledim.

5 sene dış yapımcı olarak hizmet verdim.

TRT’ye dönmek yuvaya dönmek gibi oldu.

Özellikle tarihi İstanbul Radyoevi Binası bana eski günleri hatırlattı.

TRT FM ülke çapında çok geniş bir dinleyici kitlesine ulaşıyor ve her yerden çekiyor.

Özel radyoların imkanları kısıtlı.

TRT’de 7’den 70’e her kesimden ve her bölgeden dinleyicilere hitap etme imkanı buluyorum.

Genel Müdür Şenol Göka ve Radyo Dairesi Başkanı Amber Türkmen’in TRT’de yaptıkları atılımı çok olumlu buluyorum.

Radyoya önem veriyorlar ve kıtalar arası canlı yayın yaparak radyoculukta tarih yazıyorlar.

TRT FM’deki sabah kuşağının ilk programı ‘Günaydın Türkiyem’ için bana güvendiler ve desteklediler.

TRT ailesine yeniden katılmaktan dolayı mutluyum.

Hem Türkiye’nin sesi TRT’nin son dönemlerde artan vizyonuyla birikte modernleşen imajı hem benim ulusal çapta yayıncılık hedeflerim açısından uygun bir birliktelik oluşturduğumuza inanıyorum.

 

3) Sabah saatlerinde insanları güldürmek ve onları güne pozitif başlatmak zor olsa gerek. Programlarınızda nelere dikkat ediyorsunuz?

Hayata pozitif pencereden bakan biri olarak bunu yapmakta zorlanmıyorum. Sadece coşkumu ve pozitif yaşama olan inancımı paylaşıyorum. Güne enerjik ve keyifli başlamanın insanları daha mutlu ve verimli yaptığına inanıyorum. Herkesin ‘Günaydın Türkiyem’ diye içinden gelerek haykırmasını duymak istiyorum ve bunu başarabilmek için çalışıyorum. Biraz moral verebiliyorsam, dinleyenleri gülümsetebiliyorsam ve kendilerini iyi hissetmelerinde yardımcı olabiliyorsa misyonumuzda başarılı oluyoruz demektir. Hayata bağladığımız, yaşam sevgisini olumlu yönde etkilediğimiz her dinleyicinin bizim için çok önemli bir kazanç olduğunu düşünüyorum.İnsanların Türkiyenin sesi TRT çatısı altında kendi evlerindeymiş gibi bütünleşip barış içinde yaşamalarını amaçlıyoruz. Bu ülke ve bu radyo din, dil, ırk, renk ayırımı yapmadan hepimizin diyoruz.

 

4) Radyoculuğun sizdeki önemi nedir?

Radyoculuk hayatımın aşkı.İnsan bir kere aşık olur. Ben çok küçük yaşlarda radyculuğa aşık oldum.

O aşk sonsuza dek devam edecek. Radyoculuk benim için Berkant’ın Samanyolu parçasındaki gibi:

‘Bir şarkısın sen ömür boyu sürecek’

 

5) Yıllardır programlar sunuyorsunuz. Yayınlarınızda bu zamana kadar başınızdan geçen ilginç bir olayı bizimle paylaşır mısınız?

Çok olay geçti. Ama bir tanesini hiç unutmam. Cep telefonları yeni çıkmıştı. Üniversite sınavlarında kopya çekilmişti. Olayla ilgili biir parodi hazırladım. Canlı yayında o zamanki partnerim Sivas’lı çoban Memduh’a en zor soruları soracaktım. O da seçeneklerden doğru olanı söyleyecekti. Memduh ilkokulu bile zar zor bitirdiği için bunu nasıl başardığını sorduğumda kopya çektiğini itiraf edecekti. Derken sorular uzadı ve Memduh sonunda ne diyeceğini unuttu. ‘’Sen ilkokulu bile zor bitirdin nasıl doğru cevapları bildin?’’ diye sorduğumda panik ve şaşkınık içinde yüzüme bakıp ‘’Fotokopi çektim Cem Ceminay’’ dedi ve olay bitti.

6) Radyo programcılığı dışında TV programlarıda hazırlayıp sunuyorsunuz. Sizce radyo mu yoksa TV programı mı?

Radyo programları kişinin tek başına hazırlayıp başarılı olabileceği türden. Televizyon tamamen ekip meselesi.Yönetmeninden ışıkçısına kadar ekibin iyiyse sen iyi çıkıyorsun kötüyse de kötü. Ayrıca ekran insanı samimiyetsiz yapıyor, rahat olamıyorsun ve kameraların karşısında kasılmaya başlıyorsun. Onun için her zaman her yerde radyo ama para kazanmak için mutlaka televizyonda olmak gerekiyor.

7) Radyocular.com hakkında neler düşünüyorsunuz? Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Radyoculara değer veren ve bir çatı altında toplamaya çalışan her siteye saygım sonsuz. Birlik beraberlik radyoculuğu ve radyoları daha güçlü kılacaktır. Bugüne kadar bunu başarmış sayılmayız. Radyocular pek dost değildir. Aralarında anlamsız bir husumet vardır ve birbirlerini çekemezler. Bunun düzelmesi için de radyocular.com gibi birleştirici ve ortak ilgi alanlarına hitap eden sitelerin yararlı olacağına inanıyorum ve çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Tüm radyocu meslektaşlarıma da sevgi ve selamlarımı iletiyorum.

Bizlere ayırdığınız değerli vaktinizden dolayı teşekkür ederiz.